|
UMUT İKLİMİ
Bütün ümitlerimi bir mürekkebin içine koyup gömüyorum yazıya…
Ne varsa zihnimin ve ruhumun arka bahçesinde sakladığım,toplayıp da gömüyorum.
İnsan yalnızlığında insanca yaşanacak ne kadar ümit varsa…
Kaybedilmiş yılların ahına düşmekten yoruldum.
Yoruldum artık her yol ağzında kendime rastlamaktan.
“insan insanın kurdudur.” Diyorlar ya,bence ümit insanın kurdudur.
Yedikçe doymaz,peşi sıra acıktıkça salar ümitlerini zihnine,ruhuna ve tekrar yer.
Ümitsiz insan yaşamazmış,ümit fakirin ekmeğiymiş,be hey ağabeyler ,ablalar,bana ümit dağıtacağına ortak olsana ümitlerime…
Peşi sıra geçtiğim yollara bakıyorum. Her adımda bir ümit…Umut dünyama damla damla sızan düşüncelerimin lime lime edilişini…Aklıma düşenlerin ruhumu ısıtması ve ardından bir sonbahar yeli gibi kavraması…
Kanayan yanımdır umut,acıtan,sancıtan tarafımdır.gözlerim tetikte beklerken en güzel yarınları coşkun bir dalga gibi yüreğimin kıyısına vuran hayallerimdir umut.
Ne olduğumdan çok ne olacağımdır umut. Ve ne olmak istediğim ve de ne olduğumdur umut.
Mor menekşelerin ince damarlarında saklayıp büyüttüğüm kendi özsuyumla beslediğim çiçektir umut.
Ve aşktır umut…
|