aydi-batman
Bilge Bilgisayar

Haberler
Batman rehberi yenileniyor
BEŞİRİ'DE YIL SONU PARTİSİ
Hasankeyf, Unesco’nun kriterlerine uygun
İnternette en riskli kelime!
Hasankeyf’te ‘Şükür’ vardı!
2009 il dışı atamlar 12 Mayısta
Avrupalı öğretmenler Batman’ı beğendi
Masa tenisinde iddialı ekip!
Batman’da beyaz eşya filosu!
AYDİ FİRMASI BATMAN ŞUBESİ AÇILDI!
Hac için kesin kayıtlar yarın başlıyor
Üyelik
Üye
Şifre
   
Yeni Üye
Şifre Hatırlatma
En çok yorumlananlar
Masa tenisinde iddialı ekip!
AYDİ FİRMASI BATMAN ŞUBESİ AÇILDI!
Hasankeyf’te ‘Şükür’ vardı!
Avrupalı öğretmenler Batman’ı beğendi
BEŞİRİ'DE YIL SONU PARTİSİ
Ateş Bölge Hastanesi Müdürü oldu
Hac için kesin kayıtlar yarın başlıyor
Hasankeyf, Unesco’nun kriterlerine uygun
Batman’da beyaz eşya filosu!
2009 il dışı atamlar 12 Mayısta
Batman rehberi yenileniyor
En Çok Okunan Yazılar
Hasankeyf Tarihi
Aşk
Batman Gelenek ve Görenekleri
Batman Genel Bilgileri
UMUT İKLİMİ
İstatsitik
Bugün :76
Tekil Toplam :139695
Çoğul Toplam :741827
Çoğul En iyi :3814
Tekil En iyi :383
Aktif :9
 »  Aşk

“Aşk imiş her ne var ise alemde, İlim bir kıyl u kal imiş” diyor Leyla ile mecnun’un yazarı fuzuli. Kainat aşkla döner, aşkla döner Mevlana, aşkla döner semazen…



Şemsi Mevlana’ya döndüren de aşk’tır, kays’ı mecnun’a döndüren de.



İnsanoğlunun bu en eski ve belki de en temiz duygusu olan aşkı her insan kendi penceresinde anlamış veya anlamaya çalışmış. Aşkın felsefesi de yapıldı edebiyatı da. Kimi aşkı yalanladı daha büyük bir aşkla kimi de fuzuli gibi kucakladı yüreğinin diline varıncaya dek…



  Aşkı tatmak ayrı şey, yazmak ayrı şey. Hele anlamak apayrı bir şey. Aşk Yunus’ta kemikleşmiş, sızılamış ve söyletmiş ”Gel gör beni, Aşk neyledi”.



Yunus’u söyleten aşk, dinleten aşk’tır.



     Aşk’ın tarifini yapmaya benim ne bilgim yeter ne de haddime düşer.



Ama nice güzel insanı söyleten,bize de dinleten bu aşk nedir? Sorusuna cevap aramak ta sanırım bu acize çok görülmese gerek.



Tıp dünyası aşk ile ilgili olarak mikro paranoya der. Yani küçük delilik. Yapılan araştırmalara göre aşık olan bir insanın beyninde salgılanan hormonla delinin beyninde salgılanan hormon aynı. Evet yanlış okumadınız,aşık ile delinin beyninde salgılanan hormon aynı. Belki de bu yüzden olsa gerek ”aşkın gözü kördür ve çılgınlık O’nun yol göstericisidir” diye boşuna dememişler.



Fuzuli de bunu biliyor olsa gerek ki, mecnun’a belki düzelir diye gittikleri Kabe de şöyle söyletir” Ya Rab,belayı aşk ile kıl aşina beni,bir dem dünya’da aşktan cüda etme beni” aşk belamı arttır diyen mecnun hastalığının farkındadır ve artmasını istemektedir. Hastalığının farkında olan biri de deli olur mu hiç? varın orasını siz düşünün.



Aşkla yaptığımız işlere bakalım. Sonuçları ne olursa olsun yaparken daha bir zevk alırız hem yaptığımız işten,hem de hayattan. Yani bu aşk denen şey illa da birine duyulan hissiyat da olmayabilir. Aşkla bağlanmışsınızdır hayata, işinize, kim bilir belki de kolunuzdaki saate.



Üzerine sayısız şiir ve kitapların yazıldığı, filozofların kafa yorduğu, tıpçıların araştırma yaptığı ve cinayetlerin işlendiği bu meseleyi hala net olarak ortaya koymak zor. Matematik formülü gibi al sana aşkın formülü diyemiyoruz yani.



Aşkın, sevginin kökleşmiş şeklidir diyenlerde var ki bu bence de güzel bir tanım.



Çünkü bu tanım aşkın sevgi ile bağlantısız olmadığını gösterir ki, çağımızın en büyük hastalıklarından biri olan sevgisizliğin nedenlerini bulmakta da işimize yarar diye düşünüyorum. İnsanların birbirine bu denli kin ve nefret duymasının nedenlerinden biri de hak aşkını para aşkına çevirmelerinin hiç mi payı yok?



Gündelik sevdalar peşinde koşan bir nesil,para aşkıyla yanan bir toplum,Yunus’u,Mevlana’yı ve daha nice hak aşıklarını anlamakta zorluk çeker.



Dört kelebek’in yolu ateşe düşmüş. Hepside merak etmiş bu nedir? diye. birincisi biraz yaklaşayım anlarım der ve yaklaşır ateşe,ateş gözlerini kamaştırınca geri döner ve derki arkadaşlarına ”bu gözleri kamaştıran birşeydir”. Diğerleri tatmin olmamıştır biraz da merakla ikincisi gidip bakayım der ve birincisinden biraz daha ilerler. Ateş önce gözlerini kamaştırır sonra kanatlarını ısıtınca geri döner. O da anlatır olanları. Bu defa üçüncüsü meraklanmıştır ve o da yaklaşır ateşe doğru, önce gözleri kamaşacaktır, sonra kanatları ısınacak, biraz daha yaklaşınca ateş kanatlarını yalayıp geçince geri döner arkadaşlarının yanına.”bu sadece gözleri kamaştırıp ısıtmıyor, yakıyor da” der.artık sıra sonuncusuna gelmiştir.sonuncusu da dalar ateşe, önce gözleri kamaşacaktır, kanatları ısınacak, ateş kanatlarını yakmaya başlayacak ama o geri dönmeyecektir. Ateşin merkezine vardığında yakmıştır ateş,yanmıştır kelebek. Belki de ateşin ne olduğunu en iyi anlayan sonuncusuydu ama o da geri dönemedi.



Siz aşkı tarif ederken kendi tecrübe veya bilginizle tarif ettiğinizi unutmayın.



ORHAN YILDIZ

Bu makale 943 defa okunmuştur.

Yorumlar:
Yeni Yorum Ekle
mustafa
wellborn85@hotmail.com
ÜSTADIM YÜREĞİNE SAĞLIK, ÇOK ETKİLEYİCİ BİR MAKALE YAZMAŞSINIZ, ÇOK BEĞENDİM. devamını en kısa sürede bekliyoruz

eda
eda_aydin56@hotmail.com
aşkın tarifini çok güzel yapmışsınız Orhan hocam.s.ç.s

bytar72
sihirli_desnek@hotmail.com
çok mükemmel bi yazı. devamını beklemektte sabırsızlanıyoruz.lütfen bizi bekletmeyiniz.yeni bir yazar doğuyor.teşekkürler

batman-rehberi